15 Ağustos 2013 Perşembe

Kutluğ S-Ataman

Bazılarını anlamakta zorluk çekiyorum. Son dönemde sıkça karşılaştığımız liberal dünya perspektifine sırtını dayamış, olaylar karşısında geniş perspektiften lokal okumalar yaparak her sorunu tek tipleştiren ve bunlar üzerine problemleri okuyan tipler gerçekten çok sinir bozucu olmaya başladı. Benim çevremde bunun en tipik örneği ise, Kutluğ Ataman. Türkiye'de iktidar yanlısı politik söylemlerine saygı duyuyorum, ancak bu görüşlerini son zamanlarda birilerini hedef göstermeye ve işaret etmeye kadar vardırması kafamda gerçekten soru işaretleri uyandırmaya başladı. Son röportajında (Star Magazin !), Koç grubuna yönelik eleştirisinde hiç samimi değil; her sanatçının işini satıp, satmamak, son anda satıştan vazgeçmek gibi hakları varsa, koleksiyonerlerinde bir işi almaktan son dakika vazgeçme özgürlüğü olduğunu düşünüyorum ya da baştan hiç almamak gibi. Sanırım bunu hazmedeyem Ataman egosunun kurbanı oluyor ve yarım yamalak işittiği Ergenekon süreci ile kendi problemini ilişkilendirdiği görülüyor.

Niye bana yan baktın, niye elma mı çaldın diye suyu çıkmış, ciddiyeti başından beri sorgulanan Ergenekon süreci ile işinize gelmeyen bir konu arasında bağlantı aramak çok zor olmasa gerek. Öte yandan, Akil adam Ataman verdiği röportajda Gezi olaylarına, gezi direnişçilerine sataşmadan da duramamış: Tüm süreçte neyin olumlu, neyin olumsuz, kimin  sanatçı, kimin sanatçı olmadığı konusunda da kendini sıkı otorite olarak gördüğü ise su götürmez. 

Gençlerin hala apolitik olduğu fikrine bağlı kaldığını düşünebileceğimiz Ataman, "asosyal klavye gençliğinin sosyali keşfetmesi" olarak yorumladı tüm bu süreci, (Okan Bayülgen'de hava güzeldi demişti) gerçekten akıl alır gibi değil... Bana kalırsa, acaba politik olan nedir diye kendisine sorsak vereceği cevap ile çelişeceği aşikar görünüyor... Hala modernizm ışığında bir politikadan bahsedebilir miyiz? ya da bunun pratiklerinden, eylemlerinden... 

Öngörüsüne olan hayranlığı ve otoriterliği ile narsist kişiliği tavan yapmış biri olan Ataman, anayasa paketi ve açılım masalı ile kandırılımş görünüyor ya da Erdoğan'ın karizmasından çok etkileniyor ki, sağduyusunu kaybetmiş...

Ataman'ın, 30 yıldır bu ülkeye şerri hukuku getirmek için uğraşan bir partinin (Refah) tabanından gelen, mollalarla yiyen içen, İslam emperyalizmine kucak açan, demokrasiyi bir amaç değil, bir araç olarak kullanan, kürtlere açılım diyip, bir yandan el-nusra gibi radikal bir cihat örgütünü kullanarak kürt köylerini katleden, alevileri özgür suriye ordusuna yok ettiren bir paranoyak kişiliğin karakterine bu kadar boyun eğmesi gerçekten çok liberal ve demokrat bir hareket olsa gerek...

Ataman bu coğrafyaya o kadar uzak ki, bu paronayak kişiliğin Meclis kürsüsünde bir gün "ben değiştim" demesine inanması ama bu ülkenin Sol pratiklerinin değişmediğini görmesi son derece ilginç. Sürekli Sol kurumlara geçmişi ile hesap vermeye zorlayan bu demokratlar için sözün bittiği yer Gezi olsa gerek... 

____________



5 Ağustos 2013 Pazartesi

yok yok adam olmayız...


akl-ı selim bizden yana değil... 
mantık ara ki bulasın...
biz adam olmayız...

yok harbiden olmayız...

1 Ağustos 2013 Perşembe

www.firatengin.com yenilendi...


www.firatengin.com yeni hali ile yayında ! 

2008'den beri kullandığım eski tasarım tamamen değişti; yerine, öncelikle iphone ve ipad ler için geliştirdiğim yeni site tasarımı geldi... Tek tasarım, Pratik kullanım...

hayırlı olsun ! o ha ! belediye başkanıymış...

link aynı, girin bakın : www.firatengin.com 

_________________________________________