26 Ağustos 2020 Çarşamba


ne karakterdi be !

#ZulemaZahir  (Cehennemden çıkan Elf !)

zule: öldüğümde, benim için şarkı söyleyip dans et. ağlamak yok.
saray: ya önce ben ölürsem?
zule: öyle olmayacak.
saray: nereden biliyorsun?
zule: cadıyım. geleceği görebiliyorum.
saray: cadı olmana rağmen hapse mi girdin?
zule: evet. buraya bilerek düştüm.
saray: hayatının yarısını hapishanede heba ederek ne kazandın sıçtığımın cadısı?
zule: seninle tanıştım.


Enfes bir karakter ! #visavis i dizi yapan şahane oyunculuk... izleyin + izlettirin....

Karaktere ruh üfleyen büyük üstad: Najwa Nimri // Tebrikler !
 

11 Mart 2020 Çarşamba

When the wild wind blows ...



Sözleri bugün !...







Bugün haberlerde ne dediklerini duydun mu?
Bize doğru gelen şeyi duydun mu
Bildiğimiz dünya sona geldiğini
Duydun mu duydun mu?
Karanlık bulutların yuvarlandığı uzaklıkta gibi
Atmosferdeki gerilimi hissedebilir
Aynaya bakar, yaşlı bir adam görür şimdi
Bir şekilde yaşamaları önemli mi?

Bu durumda yapacak bir şey yok dediler
Yapabilecekleri bir şey yok dediler
Oturup bir şeyin olmasını beklemekten başka
Biliyor muydun?

Çimenlere bakarken bahçeye bakıyor
Bir daha büyüyeceklerini merak ediyor
Durumun umutsuzluğu daha da kasvetleniyor
Vahşi rüzgarın eseceği zamana hazırlanıyor

Bugün haberlerde ne dediklerini duydun mu?
Bize doğru gelen şeyi duydun mu
Bildiğimiz dünya sona geldiğini
Duydun mu duydun mu?

Hiç görmediğimiz bir felaket olacak
Gökyüzümü aydınlatan bir şey olacak
Dünya bildiğimiz gibi aynı olmayacak
Biliyor muydun?

Karmaşa değil her şeyi barınağa taşıyor
An geldiğinde hazırlanıyor
Bir iki yıl yetecek tedariği var
Olması iyi çünkü hiç bilemezsin

Bize bir şey demiyorlar bilmediğimiz
Gerçek bir şey de demiyorlar
Bizi istedikleri şeylerle dolduruyorlar
Biliyor muydun?

Günün hazırlıklarını neredeyse bitirdi
Yoruluyor şimdilik yeter
Onlara gelecek en kötü şeye hazırlanıyorlar
Vahşi rüzgarın eseceği zamana hazırlanıyorlar

Duvardaki resmi görüyor, ters yüz düşüyor
Şeref derken karısının yüzünden düşen bir damla görüyor

Geçirdikleri zamanı hatırlıyor, aklının geride bıraktığına çakıyor
Uzun zaman önce geçirdikleri bir ömür geçecek

Haftalardır hazırlanıyorlardı
Önemli an gelecek diye
Barınaktan almaları için
Olacaklara hazırlamak için onları
Çay yapıp bekliyorlar
Güvensiz hissediyorlar barınakta
Affedilmeyi beklemek çok geç
Kargaşa çıkarma otur da bekle

Bütün yalanlara inanamıyorum
Bütün çığlıklar inkar edici
Gerçek an başladıysa

TVde görmüyor musun?
Sonunda da inanma onlara
Biten günlerimiz başladığına göre

Bittiğinde her şey dua et
Kurtulanlar birleşir
Deneyip birbirine yardım etmeliler
Aşacak istekleri olmalı

Vahşi rüzgarın eseceği zamana hazırlanıyor




19 Kasım 2019 Salı

LIGHT THE DARK


“Karanlığı Aydınlat”
(25.11.19 – 10.12.19)

Avrupa ve Amerika’da 1960’lı yıllarda başlayan toplumsal sosyolojik dönüşümler bireysel özgürlük hareketlerini tetiklemiş, bu bağlamda cinsiyet, dil, din, ırk gibi konularda özgürlükçü toplumsal kırılmalar sosyo – kültürel her alanda görülmeye başlanmıştır. Bu kırılmalar sonucu sanatın yapısında da yeni açılımların ortaya çıktığı, anlatım araçlarının, yöntem ve tekniklerinin genişlediği görülebilir: Dönemin devrimci argümanlarına paralel olarak Performans Sanatı, Eylemler, Kavramsal Sanat, Arazi Sanatı, Süreç Sanatı, Feminist Sanat vb. pek çok eğilim ortaya çıkmıştır. Böylece sanatçılar sanatın ne’liğini, sınırlarını, metalaşmasını, süreç/ürün ilişkisini, galeri/müze gibi kurumların varsayımlarını, sanatın biçimciliğe dayalı tek taraflı anlatım yöntemlerini tartışmaya açmış, bu kapsamda sanatın kurumsal ataerkil yapısı eleştirilmiş, toplumsal cinsiyet ve bireysel özgürlükler dahilinde önemli protest işler üretilmiştir.  
Dip dalgaları 60’larda oluşan çağdaş sanat, bugün geldiği noktada sahip olduğu çeşitlilikle, ilişkisellik ve çoğulculuk zemini üzerinden toplumsal kimlik, toplumsal bellek, çevre, hayvan hakları, savaş karşıtlığı, küresel barış vb. konuları kapsamakta, bu konular üzerine eleştirel, protest ve muhalif özellikte cesur bir tavır izlemektedir. Ülkemizde de çağdaş sanat alanında uğraşan sanatçıların birçoğu bu konular üzerine farkındalığı arttıran çalışmalar yapmakta, etkinlikler düzenlemekte, bireysel hakların ve hukukun bir savunucusu konumunda, işler üretmektedirler. Ünlü Çin’li çağdaş sanatçı Ai Weiwei, “her şey sanat, her şey politika” derken aktivizm ve çağdaş sanatın ilişkisine dikkat çeker ve sanatçının en önemli sorumluluklarından birinin ifade özgürlüğünü korumak olduğunun altını çizer.
Birleşmiş Milletler de, tüm dünyada açlık, iklim krizi, çocukları koruma ve kadınların güçlenmesi konularında çaba sarf etmekte ve dünya barışını korumaya çalışmakta, bünyesinde yer alan farklı birimler üzerinden toplumsal konularda farkındalığı arttıran projeler geliştirmekte ve önlemler almaktadır. Bu bağlamda Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UNWOMEN), Türkiye’de Kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği üzerine çalışmalar gerçekleştirmektedir. Kamuoyunda dikkatleri çekmek için ele alınan 25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Gününden başlayan, 10 Aralık İnsan Hakları gününe kadar süren 16 Günlük Aktivizm kampanyası, Birleşmiş Milletler Kadın Biriminin küresel boyutta yürüttüğü Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddetle Mücadele Kampanyasıdır. Kampanya kapsamında Birleşmiş Milletler Kadın Birimi, Ankara Seğmenler Parkı’nda “Karanlığı Aydınlat” başlığı ile düzenleyeceği etkinlikte; Bu konular üzerine çalışan, düşünen ve duyarlılık gösteren 10 Çağdaş Sanatçı ile iş birliğine gitmekte ve çağdaş sanatın disiplinler arası eleştirel, çoğulcu özgür dili ile toplumsal cinsiyet eşitliği temasını bir araya getirmektedir. Karanlığı aydınlat başlığındaki metaforik söylemde sanatçıların etkinlikteki tek ortak paydası ise, her sanatçının işinde malzeme olarak “ışık” kullanacak olmasıdır. Bu kapsamda ele alınacak işlerde Neon, Led, Spot, Ampül vb. malzemeler parkın doğal dokusu ile buluşacak ve toplamda bir çağdaş sanat projesi ortaya konulmuş olacaktır. Bunun ötesinde her bir çalışma kendi tavrı ve söylemi üzerinden skalası geniş bir çeşitlilik ile parkın yürüyüş patikası üzerinde konumlanacak ve tek tek birer ifade özgürlüğünün göstergesi olarak; Toplumsal bilincin arttırılmasına katkı sağlamaya çalışacaktır. Temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğini konu edinecek çalışmaların aynı zamanda siyasi açıdan da kadına yönelik şiddet, psikolojik şiddet, hayvana şiddet, çocuğa şiddet vb. şiddet türleri üzerine söylemlerdeki farkındalığı arttırması hedeflenmektedir.
Sergi 16 gün sürecek ve aktivizm haftası boyunca Seğmenler Parkı’nda her gün saat 18:00 ile 00:00 saatleri arasında izleyiciye açık olacaktır.
Metin: Fırat Engin 
           
Sergide yer alan sanatçılar:
Efe Alpay & Erhan Tunalı & Oğuz Akın / Fırat Engin / Ekin Kılıç / Ece Kibaroğlu / Esra Koruç / Ecem Dilan Köse / Emre Okçuer / Aykut Öz / Zeynep Üçöz / Hazal Ünsal
Proje Sahibi: UN WOMEN TÜRKİYE
Proje Eş Küratörleri: Ekin Kılıç & Fırat Engin
Proje Küratör Asistanı: Hazal Ünsal

26 Ağustos 2019 Pazartesi

Winter is Coming @MerdivenArtSpace // 05.09.19


05.09.2019 – 05.10.2019
Merdiven Art Space, eşzamanlı olarak kapılarını açacak olan iki farklı sergiyle yeni sezona merhaba diyor. Galeri mekânında Ahmet Öğüt’ün solo projesini ağırlayacak olan Merdiven, hemen yanı başındaki #mebusan25 isimli bağımsız binada ise “Winter is Coming” başlığı altında iddialı bir grup seçkisini izleyicilerle buluşturuyor. 16. İstanbul Bienali paralel etkinlikleri arasında yer alan sergiler, yerel çağdaş üretimin önde gelen sanatçılarını bir araya getirerek Fındıklı-Karaköy rotasına dinamizm katıyor.
“WINTER IS COMING” – A Pop-up Project by Merdiven Art Space
Halil Altındere | Şener Yılmaz Aslan | Osman Bozkurt  | Fulya Çetin | Mehmet Dere | Erdal Duman | Leyla Emadi | Fırat Engin | Didem Erbaş | Berat Işık | Ferhat Özgür | Kerim Zapsu
Merdiven Art Space imzalı bir pop-up projesi olarak kurgulanan “Winter is Coming”, giderek güçleşen mekân temin ve kullanım zorluklarına alternatif bir bakışla metruk bir binanın dönüştürülmesi sonucu hayata geçirildi. Kentsel dönüşümün sıradaki adayı olarak yıkılacağı günü bekleyen, Meclisi Mebusan Cad. No: 25’te yer alan #mebusan25; yakın geçmişin mimari ve bürokratik tüm izlerini bünyesinde barındıran post-modernist kimliğiyle sanatçıları kucaklıyor.
Popüler kültürün en ikonik mottolarından birine dönüşen “Winter is Coming” göndermesinin, son olarak siyasi bir figürün dilinde farklı bir bağlama oturuşundan ilham alan sanatçılar; iktidar, çöküş, kontrol bağımlılığı ve kaybı gibi kavramları irdeliyor. Mekânın terkedilmiş ve yıkık dökük atmosferiyle desteklenen güç sembolleri eksenli yapıtlar, eskiden yeniye uzanan bir ulusal bellek envanteri sunuyor. Her biri kendi üslubuyla; tersine dönen, aksayan, devrilen, kırılıp dökülen ya da tepetaklak olan fenomenleri işlerinin öznesi yapan sanatçılar, toplumsal ve bireysel beklentilerin paralelliklerini ve ayrışmalarını tartışmaya açıyor.
Merdiven Art Space’in non-profit kimliğiyle, pratiğinden eleştiriyi eksik etmeyen başarılı çağdaş sanatçıları izleyiciyle buluşturduğu her iki sergi; Salı’dan Cumartesi’ye, 11:00 – 18:00 arası ziyaret edilebilir.
#mebusan25: Meclis-i Mebusan Cad. No: 25 Fındıklı, Beyoğlu
Merdiven Art Space: Meclis-i Mebusan Cad. No: 31 Murat Han Kat: 1 Fındıklı, Beyoğlu

Absürt Sergisi @ArtweeksAkaretler // 03.09.19



17 Ağustos 2018 Cuma

"Hey Hat ! hayatta hürriyet denilen şey hakikaten bir hayal midir?"