27 Eylül 2012 Perşembe

hey "Tahammül" / bize daha çok Penguen lazım...


Geçtiğimiz hafta Galeri Kara’da açılan “temas ve tahammül” sergisi bana, "tahammül" kavramı üzerinden düşünme olanağı sağladı. Örneğin; demokratik bir ülke olmanın ön koşullarından biri de tahammül konusu...

“tahammül” kelimesinin Türkçe sözlükteki karşılığına baktığımızda, iki tanımla karşılaşıyoruz: 1. Nesnenin, güçlü, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanması. 2. İnsanın kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma.

Bu tanımlarda, iki durum var: bunlardan ilki karşı koyabilme, diğeri ise katlanabilme…

Hemen hemen hepimizin hayatlarında bu iki durumun da var olduğunu tahmin edebiliyorum: Nelere katlanmıyoruz ki, ya da nelere karşı koymuyoruz ki… .Katlanmak ve karşı koyabilmek; Biri dirençli bir savunma mekanizması kurmaya işaret ederken, bir diğeri daha atak ve etken olan bir duruma dikkat çekiyor gibi. Bu iki durumu daha da ilginç kılan ise, her ikisinin de tahammül kelimesinin alt başlıkları olması.

Diğer yandan insan ilişkilerinin de benzer bu iki durum üzerinden yapılandığını düşünecek olursak, “tahammül” daha da derin bir anlam alanı kazanıyor: İnsanların birbirine tahammülü, durumlara karşı tahammülü ya da tahammül sınırları vb. gibi.…

İnsan ilişkilerinde kurulan en basit diyaloglarda bile, insanların bir anda kavgaya ya da münakaşaya giriştikleri görülebilir. Dışarıdan bakıldığında zaman zaman yadırgatan bu basit diyaloglarla genelde ve her yerde karşılaşmamız kaçınılmaz. Belli ki, çocukluktan itibaren içimizde şiddete dayalı bir taraf var ve her nedense insan sıkıştığında genellikle şiddete başvurabiliyor ve tahammül alanı oluşturamıyor.

Tahammülü bir tür eğitim meselesi, olgunluk göstergesi olarak düşündüğümüzde, bu konunun salt basit insan diyaloglarında değil, siyasette, kültürde, ekonomide vb. alanlarda da ne kadar önemli olduğuna tanık oluruz. Olgun bir siyaset, olgun bir ekonomi, olgunlaşmış bir kültür, içinde tahammülü de barındırırken, ilkel siyaset, ilkel ekonomi, ilkel kültürler bu tahammül alanını ne yazık ki oluşturamıyor. Örneğin, gelişmiş batılı ülkeler derken, bu ülkelerin ileri demokrasilerini, sosyal alanlarını, kültürlerini ve yaşantılarını kast etmiyor muyuz? Bir de 3. Dünya ülkelerine bakalım: Ortadoğu ülkeleri buna en iyi örnek; dikta rejimleri, öldürülen, linç edilen halklar, iktidar güdümlü medya, yandaş zengin sınıflar, fakir halklar vb…. Bu tür adaletsiz  toplumlarda tahammül sınırları ne olabilir ? Örneğin mizah konusu: Bir karikatür düşünün ki; egemen politikalar içeren öğeler kullansın. Bu türden bir karikatür batılı bir ülkede eleştirdiği iktidar tarafından bile yüzlerde bir gülümseme yaratabilirken, benzer bir karikatür, tahammül sınırlarının olmadığı bir ülkede yasaklanabiliyor. Demek ki ileri  demokrasi, çok sesli, eleştirel, aklı içselleştirmiş haliyle, tahammül sınırlarını çok geniş tutuyor.

"Çok seslilik,"  diğer önemli konu… yani farklılıklar ! Farklılıklara olan tahammül sınırlarımız nedir acaba ? Bir toplumda fikirleri yüzünden insanlar cezalandırılabiliyorsa ya da iktidar gibi düşünmeyen kurumlar kapatılabiliyorsa, böyle toplumlarda tahammül alanından bahsedilebilir mi ?

Toplumlar bireylerden oluşur ve bireyler toplumsal dinamikleri belirlerler. Öyleyse işe kendimizden başlamalıyız. Her şeyi eleştiren ve bilen bizler acaba bir karşı fikre, düşünceye ne kadar “tahammül” edebiliyoruz ? Küstahlığın babadan oğula geçtiği bir toplumda sabit fikirli, her konuya yukarıdan bakan ve ben bilirim ego su tavan yapmış kafalar ne kadar ileri bir demokrasi yaratabilir ki ? Böyle bir toplumun tüm kurumları tahammülün olmadığı alanlar haline geldiğinde ve kendini demokrat zanneden ama olmayanlar tarafından kuşatıldığında ne yapacağız ?

Günümüzde tahammül alanının son derece geniş olduğu bir toplumda hala kahramana ihtiyaç var mı ? Kahraman yaratmaya düşkün bir toplum varsa, bu toplum demokrasi kurumunun sorunsuz işlediği bir yer olarak düşünülebilir mi ? Eleştirinin – farklılıkların – muhalefetin güçlü olduğu bir toplumda o toplumun demokrasisi de o oranda güçlü olmaz mı ?

Kaç mizah dergisi var ve gerçekten kaç tanesi korkusuzca yayın yapabiliyor ? Bir karikatüre ne kadar tahammül edebiliyoruz ? Bu ülkede insanlar sosyal medya üzerinden kişiler ya da fikirler üzerine yorumda bulunduğu zaman cezalandırılmıyor mu ?... Ne yazık ki, terör olaylarının, ölüm haberlerinin, savaş söylemlerinin, ekonomik sıkıntıların doldurduğu, sağduyunun kaybolduğu zamanlardan geçiyoruz...Böyle zamanlarda sığınmak istediğimiz, yüzümüze düşecek bir tebessüm aslında. Hayatın gerçeklerinin, abesliğinin, güldürücü bir dille, zekice bir espri ile ifade edildiğini görmek, gülerken düşünmek...

Sanırım bu yüzden, bir Penguen bile bize umut veriyor... Teşekkürler Penguen!...













13 Eylül 2012 Perşembe

peugeot505 pimped by Elif Varol Ergen


// PEUGEOT 505 . 1987 . 2000 cc. 

dün itibariyle ansızın pimplendi...

sanatçı: Elif VAROL ERGEN  

şanslı araç sahibi: Fırat Engin :P
____________________________________________________

11 Eylül 2012 Salı

TEMAS VE TAHAMMÜL



“TEMAS VE TAHAMMÜL” / 24.09.12 – 08.10.12

21. yy’da ülkelerin ve kentlerin giderek daha fazla kozmopolit bir yapı içerisine büründükleri günümüzde, çok uluslu kentlerin sayıları hızla artmaktadır. Diğer yandan bir ulus içinde, farklı ırk ve dinden çok fazla sayıda  insanın olduğu düşünülünce; bu farklılık ve çeşitliliklerin, gündelik hayatın akışı kapsamında birbirleriyle sürekli ilişki içerisinde olmaları, zaman zaman da frekansı yüksek, gerilim dolu anlara tanıklık etmektedir. Bu anlar, siyasi ve iktisadi dayatmaların bir ürünü olarak düşünülebileceği gibi, uluslararası rekabet ve küresel ekonomik pazarların hesaplaşmalarının bir ürünü olarak  tezahür edebilmektedir.

Günümüzde farklı ve zenginleşmiş kültürel yapıların bir arada yaşandığı kentlerde; sanatçıların bilinçli ya da bilinçsiz olarak hem farkındalık oluşturdukları, hem de sağduyuya dikkat çekecek bir misyonun sorumluluğunu üstlendikleri izlenir. Bu durum, zaman zaman sanatçıların aktivist roller üstlenerek seslerini çıkarttıkları eylemlerle, zaman zaman da sanatçıların bir araya gelerek gerçekleştirdikleri etkinliklerle kendini  gösterir.

Bu türden bir etkinliği hedefleyen sanatçılar, farklılıklar üzerinden bir arada olma refleksi gösterdikleri “temas ve tahammül” sergisi ile, günümüzde çok uluslu bir yapı içerisinde bir arada temas halinde olma ve birbirine tahammül gösterebilme direncinin altını çizmekte ve bireyleri sağduyulu olmaya çağırmaktadırlar. 

Bir çağrı niteliği taşıyan “temas ve tahammül” 24.09.12  ile 08.10.12 tarihleri arasında Ankara Galeri Kara’da izlenebilecektir.
 ____________________________________________________________
Sergiye katılan sanatçılar:
Tanzer Arığ / Şevket Arık* / Burcu Büyükünal / Tansel Çeber / Serkan Demir* / Sultan Burcu Demir / Erdal Duman* / Mustafa Duymaz* / Fırat Engin** / Elif Varol Ergen** / Alper Kara / Ekin Kılıç** / Fırat Kırmızıgül / Sevtap Örgel / Selda Ertürk Özturan / Engin Sarı / Efe Solmazlar / Seza Soyluçiçek / Seval Şener / Ali Şentürk / Mehmet Ali Uysal*

*  Yaygara Güncel Sanat İnisiyatifi
** Kitschen Güncel Sanat İnisiyatifi

Basın Bülteni: Fırat Engin


7 Eylül 2012 Cuma

www.firatengin.com@iPhone&iPad


Bugünden itibaren kişisel web sitem www.firatengin.com adresine iPhone ve iPad cihazları üzerinden de giriş yapılabiliyor... 

Apple ve Adobe firmlarının aralarındaki anlaşmazlıklardan dolayı, benim gibi pek çok websitesi kullanıcısı olumsuz etkilenmeye devam etmekte, yaklaşık 4 yıldır online olarak faaliyet gösteren web adresim (www.firatengin.com) iPhone ve iPad'lerden ne yazık ki takip edilemiyordu, ben de çözümü yeni bir websitesi tasarlayarak çözdüm.

bakınız:


 


Önceden iPhone ve iPad üzerinden siteye giriş yaptığınız da yukarı solda yer alan görseldeki flash uyarısı ile karşılaşıyordunuz, şimdi ise websitesine girebiliyor ve tüm içeriğe   ulaşabiliyorsunuz...

Siteye girdiğiniz de, alışık olduğumuz tasarımın aksine, iPhone ve iPad'ler için geliştirilen yeni tasarımı le karşılaşıyorsunuz...

işte böyle bi şey...

_________________________________________________________________________

* Web sitemi kurulduğu ilk günden bugüne kadar geliştiren, updatelerini yapan, sorunlarıma çözüm bulan Serkan Sökmen'e de çok teşekkür ederim...