23 Eylül 2010 Perşembe

Hasandede'den Fotoğraflar




FOTOĞRAF ZAMANI !....

/// hasandede'de festival sonrası... buranın festivali meşhur ! yılda bir kez 2 bazen 3 gün sürüyor - ama üzümü ve şarabı daha meşhur... önerilir !



hasandede'nin bebeleri - yaaa inanılmaz bir şekilde her yer çocuk dolu ... ortalarda geziyorlar kedi yavrusu gibi her şeyin altından içinden çıkıyor bu veletler.....


öyle kontrast olsun........


gelelim işe güce... daha önce dediğim gibi yonttuk yontuyoruz yontmaya devam edeceğiz... heyyttt ver gazı !!! i-idir.... ama önce ölç biç !!



aha işte benim kuzular !!! UŞAK BEYAZI budur ! (bu iki kuzu benim)




SHOW TIME !!!



ucundan bakın bakem;


sol baştan BEN-SERGIO-SİBEL & TOSHI-BA
bugünde aramıza Manuela katılacak.

//////

20 Eylül 2010 Pazartesi

Hasandede'de 4.gün.

Hasandede tuhaf bir yer-çok enterasan olaylar yaşanıyor burada... bir yandan tüpraş tesislerinde 5 yıldızlı otel konforunda ağırlanırken diğer yandan yokluk ve abuk sabuk olmayacak olaylar yaşamak mümkün - festival yapan belediye başkanı onlarca şarkıcı vs. çağırıp dev sahne kurduruyor - Atatürkçülük hakkında konuşmalar yapıp herkes bu vatana borçlu, ödeyin borcunuzu diye millete gaz veriyor ancak kendi 4 aydır çalışanlarının maaşını vermiyor --- uluslararası taş heykel sempozyumu yapmaya soyunan aynı insan havaalanından sanatçıyı aldıracak arabayı bulamıyor.... sözler veriliyor yerine getirilmeyen.... ne demişler herkes iyi - herkes iyi-niyetli ---- NEYSE takılmayalım bu durumlara bakalım keyiflere ---- keyifler yerinde bizde... - neden mi ? çünkü çalışıyoruz ! dün iki kişi olarak çalıştık diğer sanatçılar gelmediler ama bugün Toshi-ba (aslen toshinobu) ve sibel hoca aramıza katıldı... gayette i-iiz !

bu sempozyumda bayaa uşak beyazı yontuyorum - açıkcası uzun zamandır beni zorlayacak bir taş çıkmamıştı karşıma !! peynir gibi taşlardan sıkılmıştım - şimdi TAŞ gibi bir taş ile çalışmak keyifli--- çok compaq harika bir beyaz : )) --- dilinden anlamazsan adamı teper o cinsten...

---- bu arada twitterda da cem evi vs. fotolar paylaştım oradan da takip edebilirsiniz... cem evi demişken Hasandede bir alevi kasabası yok öyle alkol bulamadım falan- millet dibine kadar yani - iyi mi oldu kötü mü oldu bu durum bilemiyorum - EFES ilk öğrendiği kelime ispanyol arkadaşımın : )... bir efes alabilir miyim bile demeye başladı -----

biraz a hasandede belediyesi çalışanlarından bahsetmek gerek: çok canım süper ablalar abiler var burada Türkan ablam döktürüyor sağolsun soğana yumurta kırsa dünyanın en güzel yemeği olur - o kadar eli lezzetli --- bakıyor bize... diğer çalışan hanımefendiler ise tam birer lady.. hepsine sevgiler... abilerimizi de unutmayalım herkes koşturuyor bir yandan hepsine teşekkürler...

iphone'culara bir not: baya vınnn oldu bu iphone... direk 3g takılıyorum --- i-miş baya bi... ancak foto yükeleyemiyorum blog'a neyse fotolar dönünce ! ---

Perşembe günü sevgili Manuela Musca aramıza katılacak--- çok sevdiğim İtalyan dostum...
bu kadar şimdilik... sizde kalın sevgiyle....


17 Eylül 2010 Cuma

Sempozyum öncesi Halleri


Yarın istikamet Hasandede !! 3. uluslararası Hasandede Taş Heykel Sempozyumuna katılacak olmam vesilesiyle yarın yola çıkıyorum. Taş heykel sempozyumu bazıları için ne ki bu acaba? gibi soruları akla getirebilir. Ancak işin içinde olanlar bilir ki; taş heykel sempozyumları özelde heykeltıraşların, genelde sanatçıların dünyasında pek çok ülkeden gelen sanatçıların buluşma alanı - birlikte 1 aya yakın yedikleri -içtikleri -ürettikleri -sohbetledikleri -tartışdıkları bir ortam - atmosferdir. Sempozyuma gidilir işler ortaya çıkar bunlar her yerde yer alır ama bunun öncesini pek kimse bilmez. sanatçı nasıl kendini bu 1 aylık uzun süreye hazırlar ??... hadi bakalım:

Öncelikle sempozyuma gitmek - 3 m3 taş yontmak sergi açmaya pek benzemez ya da workshop yapmaya panel de konuşmacı olmaya - daha ZORDUR ! neden mi ? öncelikle gitmeden önce fiziksel olarak bedenin hazırlanması gerekir - aklen, fikren zihnin iyi konsantre olması şarttır; bir sporcu gibi hazır olmalıdır sempozyuma gidecek sanatçı... aksi takdirde 2500 watt gücünde parmaklarınızın az ilerisinde dönen 30 cm çapında bir elmas kesici sizi dilimleyebilir. ya da eğer iyi sıkışmamış bir disk size ya da yakınınıza bir ninja yıldızı gibi fırlayıp bir tarafları koparabilir. sanatçı iyi beslenmelidir (öncesinde ve sempozyum süresince) yoğurt muhakkak yenmelidir ki, maskeye rağmen kaçan mermer tozlarını temizleyebilsin beden. ayrıca bir de vinç aşaması vardır sempozyumların: 5 tonluk bir taş bağlanır bir alete ve evirir çevirirsin sen bu 5 tonu ama hiç mi hiç bilmediğin halat sapanlara kendini ve çalışmanı teslim ederek. o yüzden hata yapmamalı konsantrasyon tam olmalıdır !... erken yatmalı erken kalkmalı planlı programlı bir yontu izlenmelidir. ayrıca sempozyum öncesi çanta hazırlık aşaması vardır ki hiç sormayın ! kıyafetlerden önce takım çantası hazırlanmalıdır: çorabını unutabilirsin ama çekicini asla demişler ! o yüzden bende sempozyum öncesi çantamı hazırlamakla meşguldüm bu aralar henüz bitti diyebilirim...

Evet yeni insanlar - yeni sanatçılar tanıyacak olmak son derece heyecanlı ulen ! ha bu arada bu sempozyumda da makine tercihim HITACHI olacak... (belki sponsorluk koparabiliriz :P)

Sempozyum boyunca aralarda yazma imkanım olacak takipte kalın... - Ankara'lılar artistlik yapmayın da gelin hasandedeye alt tarafı 1 saat - çaylarınız benden (yada biralarınız) tamam !! - öperim.....

ha tabi önemli bir detay: sempozyum öncesi her şey hazırlandıktan sonra iyi bi PİS içilir. eyvallah !...

2010-2011 Sanat sezonu Perdelerini açıyor !


Yaz bitti. Türkiye 1. Futbol ligi çoktan start aldı. Yani anlayacağınız; koşturmacalar çoktan başladı - bundan nasibini sanat çevresi de aldı. Bu aralar sürekli bir takım davetiyeler geliyor: her yerde yeni bir sergi - yeni bir etkinlik... pek çok galeride (özellikle İstanbul) uzun bir suskunluğun ardından sezona yeni sergilerini hazırlıyorlar. Bazı deneyimli galeriler ise çoktan sergilerinin ön hazırlıklarını tamamlamış, açılış gününü bekliyor...

buradaki linkten sergileri takip etmek mümkün, buyrun: http://sergirehberi.com/
____________________



16 Eylül 2010 Perşembe

300 KM !


Evet yanlış duymadınız tam 300 km. !!! Şöyle anlatayım:

sabahın erken saatlerinde kendini yollara vuran Erdal ve Fırat adamlar ilk istikamet ileri bir vaziyette HAYIR'lar diyarı Hasandede'nin yolunu tutmuşlardır (referandumda %96 hayır çıkaran kasaba)

yaklaşık 1,5 saatlik yolun ardından toplam da 25m3 olan 15 adet mermer bloğu hakkıyla yerlerine yerleştirip yontucularına hazır ve nazır hale getirmişlerdir.... daha sonra hasandedenin aslan yürekli belediye başkanını 1,5 saate yakın bekledikten sonra - kendisinin ağzından dökülecek baklaları beklerken - evet çocuklar ellerine sağlık sizle bugünlük bir işim yok ! lafı üzerine başları önlerinde - bekledikleri 1,5 saat zihinlerinde tekrar Ankara'nın yolunu tutmuşlardır - velhasıl bir imza için yollara düşüp beytepe'ya gelen bu adamlar - Ostim e rotayı çevirmişlerdir:
odtü üzerinden gitmek isterken Trafiği görüp yol değiştirip - çiftlik kavşağına Trafiği görüp - gerisin geri Etimesgut yoluna Trafiği görüp - ver elini çevre yolu diyen bu iki adam inadım inat kıçım iki kanat ulan o trafiğe girmeycem 50 km fazla olsun arabanın tekeri durmasın mantığıyla Ankara'nın etrafında cirit atar gibi döndükten sonra Ostim'e varmışlardır....
sizlere bu yazıyı da Ostim'de Osman hocanın atölyesinden yazmaktayım... Erdal karşımda bayağı bu kadar yolu kendi yapmamış gibi demir kesiyor atölyeyi yardırıyor neyse o yardıra dursun bizde bloglamamızın sonuna gelelim.

yeni Blogger olarak bir not: blog olayına alışabilecek miyim ki gibi kafa karışıklıklarını bir yandan yaşamıyor değilim ama tutturacaz ! eminiz... yakında umarım fotolarla da zengin dolu dolu bir şenlikli blog havasına girebiliriz diye umarım: örnek: www.ekinklch.blogspot.com .... Ekin hocam ellere sağlık...
__________________________________________

15 Eylül 2010 Çarşamba

BLOGLANDIM !!

heyyttttt ben geldim ulen !!!!

Evet artık bende bloglandım - biraz çevre baskısı biraz da kendi kendime ben niye yok-um triplerinden sonra buradan sizlere seslenmeye karar verdim ! (politikacıymış)

Öte yandan twitter-facebook hesaplarım tabi ki de hala aktif - (onların da gönlünü almak lazım) - sanırım bu blog olayları sayesinde de tüm hesaplar kendi içinde daha senkronize çalışacak gibi geliyor bana, göreceğiz... evet lafı sözü uzatmayalım; bundan böyle güzel anılarla - flashbacklerle - anketler - paylaşımlar - yorumlar falan filen derken geçecek zaman....

kısacık not: nerde işler nerde çalışmalar diye üzerime gelmeyin ha !! burada öyle şeyler olmayacak... onlar için adres ne tabi ki bildiğiniz üzere www.firatengin.com'a .... burada daha bizbize sıcak güzel bir atmosfer yaşayacağız -

buz dağının görünmeyenlerini görmek için TAKİPTE KALIN.... öpüldünüz...