21 Ekim 2011 Cuma

21. yy.'ın Yasak Elması: APPLE


Steve jobs'un erken vefatı tüm dünyada büyük bir üzüntü yarattı. En çok da Apple kullanıcılarında. Ben de bir Apple kullanıcısı olarak büyük üzüntü duymaktayım. Üzüntümüzü yaşarken diğer yandan da, hayatımızın her alanına giren Apple ürünleri (ipod, iphone, macbookpro, mac mini, ....) yavaş yavaş benim ve bir çok insanın yaşamını hızla kuşatmaya, istila etmeye devam etmekte. İşin garip tarafı, Apple kullanıcıları olarak bu duruma hayır demiyoruz hatta eğer yarın Apple araba üretse eminim ben dahil binlerce kişi şimdiden "icar" kullanıcısı olmaya adayız ! Apple'ın böyle bir hamlesi ile Mercedes, Bmw gibi firmalar bile cezbedicilik ve kalite koltuğundan olabilirler. Bu kadar yoğun yaşadığımız bu fanatiklik ve Apple tekelciliğinin sonu ne olacak merak konusu...

Peki Apple'ı bu kadar farklı kılan nedir ? Ben bu sorunun dahi öznede cevap bulduğunu düşünüyorum ve o özne Steve Jobs ! Steve'in ölümünden sonra hemen herkes onun inişli çıkışlı hayatını, özgeçmişini ve yaşamını öğrenmiş oldu. Kimileri ondan pek çok ders çıkardı, kimileri de eminim ki gelecek yıllarda ona çok öykünecek... Benim bu yazımda Steve Jobs'ın dehasını ve yapıp ettiklerini detaylı bir şekilde anlatmak ya da paylaşmak gibi bir derdim yok.

Aslında bu yazımın amacı, Steve'in dehasına farklı bir bakış açısı getirmek. Yaklaşık 4 yıla yakın bir zamandır bağımlısı olduğum ve (az, çok, hiç karar veremedim) şikayet etmeden kullandığım bu Apple virüsünün başka bir boyutuna örnekler üzerinden dikkat çekmek istiyorum:

Öncelikle;

Bir Apple ürünü almayı kafanıza koyduğunuz anda, Şeytanın Yuvası olan Apple Store'lar, sizin en şehvetli, en tutkulu ve en günah işlemeye hazır olan istek ve arzu duygularınızı şiddetle dürterler ! - sonrasında büyük bir heyacanla edindiğiniz Apple ürününüzle olan ilk karşılaşma çok çarpıcıdır; Apple'ınızın sizi ilk mest etme ve sarhoş etme anı, ürünün kutusu ile olan karşılaşmadır: Ürünün kutusu sanki pandora'nın kutusu kadar sihirli, açıldığında ise sanki Alice'in dünyasına sizi davet eder kadar da cüretkardır. TAK !

ve uyandınız:

Apple macbookpro'm yaklaşık 3 yılda: 1 kez batarya değişikline, 1 kez ekran değişikliğine, 2 kez dvd sürücü değişikliğine maruz kaldı. Üzerindeki isight yerleşik kamera bozuldu, ac adaptörü 1 kez tamir gördü ve şu an tamir edilemeyen isight kamera ve kafasına göre cd okuyan bir sürücü ile iş görmekte. Son takılan ekranda piksellerin oluştuğuda bir gerçek. Aynı zamanda bir nesil eski olan macbookpromun kasasında özellikle de trackpad kenarlarında açılmalar, ciddi yıpranmalar söz konusu.

Bir diğer ürünüm iphone'u 2 yıldır kullanıyorum: 1 kez kulaklığı bozuldu, 1 kez ön - arka dokunmatik ekran olmak üzere full case değişikliğine uğradı ve eski orjinal kullanım kolaylığını kaybetmiş durumda (orjinal serviste yapılmasına rağmen).

3. diğer ürünüm i pod nano: pekçok kez kulaklık değişimine uğradı ve bazen kapanma hatası veriyor; dolayısıyla kapanması için pilinin bitmesi bekleniyor.

4. diğer ürünüm mac mini ise: en sorunsuz mac ürünüm olmakla birlikte, üzerindeki değerler kadar bir performans sunmaktan çok uzakta....

Bu örneklerden sonra, sen de neymişsin kardeşim biraz düzgün kullan bu aletleri ! hassas, titiz ol diyebilirsiniz ama inanın durum öyle değil. 2005 yılından beri kullandığım Toshiba Satellite a50 notebookum daha geçen ay ilk arızasını yaptı. Çocukluğumdan beri kullandığım discmenlerin, walkmenlerin hepsinin kulaklığı sağlam ve hatta 10 senedir kullandığım ve elimden çıkarmadığım cep telefonlarımın hala kapakları tertemiz, şarjları uzun süreli...

Amacım Apple'ı kötülemekten çok, başka bir şey üzerinde yoğunlaşmak:
APPLE'ın büyülü dünyasına kendimizi kaptıran bizler, öte yandan Apple firmasının pazarlama stratejilerininde kurbanları durumundayız. Bu kadar muhteşem cihazları, yazılımları ve tasarımları yapan bu deha ürünü olan elmacık (apple) gerçekten kutsal kitaplardaki zehirli elmanın da kendisi olabiliyor ! Isırdığınız anda sizi kendi dünyasına çekerek, fantastik bir aleme davet ediyor ve altan alta sizi ele geçiren bir fenonem durumuna geliyor !

Evet Apple'a çok şey borçluyuz: hayatımızı kolaylaştırdığı için, hayatımıza renk kattığı için (ironiktir ki salt siyahı ve beyazı ile), hayatımızı microsofttan kurtardığı için... ve tüm bunlar bize APPLE milliyetçiliğine evet dedirtmeye yetmekte...

Sanırım Steven'in dehası, sadece muhteşem arayüzler ve tasarımları yaratmasının ötesinde içimizdeki şeytana nasıl dokunacağını iyi bilmesi ve o'nu dürtmesinde.... Huzur içinde yat Steve, teşekkür ederiz !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder