4 Şubat 2011 Cuma

MISIR üzerine...

Mısır'da yaşananlar üzerine bir iki laf etmek istiyordum uzun zamandır ama bir türlü elim klavyeye gitmedi...

Şimdi ise, zamanıdır:

Mısır'a ilk defa 2003 yılında Mısır'lı bir heykeltıraş dostumun daveti üzerine gittim (2 hafta kadar). Piramitler, Nil Nehri, Tapınaklar ve daha bir çok güzelliği ilk o zaman keşfettim...

Bu güzellikler sadece güzel değiller, onlar; fakir, yoksul bir halkın omuzlarını dik tutan, onlara güven veren hayati simgeler....

Bu simgelerden birinin (nil nehri) üzerinde old school bir botla gezerken, yanımdaki arkadaşım eğer bu sudan içersen Mısır seni tekrar çağırır demişti - sanırım doğru çıktı ki, 2006 - 2008 - 2009 yıllarında tekrar Mısır'a gittim; hem de bu kez 1, 1 - 5 aylık dönemler kalma fırsatım oldu... her gidişimde hem Mısır'ı hem Mısır'lıları hem de bizleri - tarihimizi tekrar tekrar gözden geçirdim ve düşündüm....

Benim için herhangi bir ülke olmayan Mısır'da yaklaşık 2 haftadır; yoksulluğa - zorbalığa - diktaya karşı verilen bir halk mücadelesi yaşanıyor - ben orada değilim ama kuşkusuz aklım oralarda; aklım; Kahire Müzesinin o harika eserlerinde, Piramitlerin o görkemli - c00l duruşlarında ki dipsiz bilgelikte, el Fishawy'de daracık o tarihi sokaklarda - onlarca çeşit aromalı nargile kokularında, büyülü tapınaklarında, efsanelerinde, İskenderiyenin kütüphanesinde, Büyük İskender'den, Selim'e, Napolyan'a kadar dolu dolu tarih kokan bu topraklarda....

ve

Korkum var - evet endişeliyim; onca simgeleşmiş değerlerin bir kazaya gitmelerinden - ancak o zaman Mısır'lıların öz güvenlerini kaybedeceklerinden ve bunu fırsat bilecek aşşağılık insanların olabileceğinden endişeliyim......

umarım bu güzel ülke bir an önce huzura kavuşur ve tekrar o güzelliklerin arasından yeniden kendisi ile özdeşleşen güneş gibi doğar ve bizler de huzur içinde sırtımızı Sahra'ya verip dünyanın hiç bir yerinde bu kadar parlak görünemeyen o yıldızları tekrar seyreyleriz - hayallere dalarız...

vay be bu kadar romantikleşeceğimi tahmin etmemiştim eee ne demişler - bırak nasıl geldiyse izin ver ...... öyle gitsin....

2 yorum:

  1. Fırat gelişmeleri başladığı günden beri mutlaka al jazeera televizyonundan da izliyoruz, orada geçen hafta bir grup direnişçi gördüm, Kahire'de bir müzenin önüne konuşlanmışlardı. Beni etkileyen adamın gözleri dolarak "bunlar Mısır'ın mirası, yağmalanmasına izin vermeyeceğiz" açıklaması yapmasıydı. Gerçi sonraki hafta içinde tahrip edilen mumyalar ve başka şeyler oldu ama bugünlerde halk bulduğu şeyleri şimdi orduya teslim etmeye başlamış. Oradaki her şey üzerine konuşulabilir de, bence kültür mirası bile başlı başına bir konu böyle bir durumda.

    YanıtlaSil
  2. Paylaşımlarınızı sürekli takip ediyor ve çok beğeniyorum . Plastik çöp konteyner olarak paylaşımlarınızın devamını bekleriz .

    YanıtlaSil